Hakikaten bunu anladım, iş çıkışı Barış, Meren, Onur ve ben Acıbadem’de Pide de Samsun isminde bir pideciye gittik. Pek güzel yemekleri olan, pek güzel bir yerdi kendileri. Ta ki hesap ödeme vakti gelinceye kadar. Hesabı kredi kartımdan ödemek istedim ve hatta ödedim ve çıktık, bizim evin bulunduğu sitenin içindeki bakkaldan alışveriş yaparken Pide de Samsun‘un 50 YTL yerine 0.5 YTL para çektiğini şans eseri farkettik ve adamları aradık; Adam: Alo, Samsun Pide evi?
Read more...
Gürer ile İstanbul gezmeleri isimli dizimizin 2. bölümüne hoş geldiniz. Bu bölümde kahramanlarımız Gürer, Çağlar ve Onur, Fenerbahçe Parkında denize nazır kahvaltı ve akabinde yürüyüş. Marina çevresinde gezinti ve sahile karşı oturma eylemlerini gerçekleştirdiler. Dizimin halen biraz şiş olmasına rağmen artık topallayarak yürüyebiliyorum. Burdan gene enfes bir gün geçirmemize sebep olan Gürer‘ı tebrik ediyorum. Ve ekliyorum; ‘Evrim bazen saçmalıyor malesef, arada bir Einstein gibi adamlar yaratacağım diye bir sürü gereksiz adam oluşturup salıyor dışarılara…’
Ekip olarak uzun zamandır yapmak istediğimiz birşeyi bugün eyleme geçirmeye karar verdik. Öğlen arasında aldık basketbol topumuzu ve kampüs içindeki sahaya gittik. Uzun zamandır basketbol oynamamışlığın verdiği gazla maç yapalım dedik ve başladık oynamaya. Ne oldu ise daha maçın 5. dakikasında oldu. Uzun zamandır spor adına yaptığı tek şeyin bilgisayar kasası kucaklamak olduğunu unutmuş olarak yerden 10 cm. zıplayıp yere inmem ile birlikte, dizim sağolsun gerçekleri hatırlattı. Bu koca cüsseyi taşımayı reddedip, yeter benim de bir canım var diye köşesine çekildi bana da onun kızgınlıktan şişmiş hali yadigar kaldı.
Read more...
Dün akşam servisten indik ve Gürer, Onur ve ben birbirimize bakmaya başladık. Hava çok güzeldi ve hiç birimizin eve gidip, 4 duvar arasına kısılası yoktu. İşte tam bu sırada Kahramanımız GürerSan, ‘Haydi Boğaza gidelim, oturur birşeyler de yeriz’ dedi ve bizi Üsküdar’ın ilerisinde ( belki içinde ? ) belediyenin işlettiği böyle denize sıfır pek leziz bir yere götürdü. Farkında bile olmadan saatler geçirmişiz orada gece eve gelince farkettim. İstanbul, The City acayip bir yer.
Read more...
Pek değerli Gezegen sakinleri, okuyucuları, özgür yazılım camiası, açık kaynak kodcular lafım size :) Aktif Katılım çağrısı metninde gördüğünüz gibi bu sene programı seminer-cg değil, konuşmacılarımız oluşturuyor. 13 Nisan 2005‘e kadar seminer önerilerinizi ( yeni/eski tüm konuşmacılardan, konuşmacı adaylarından ) seminer [ at ] linux.org.tr‘ye bekliyoruz. Program bu tarihten sonra kesinleşecek ve ne yazık ki daha sonra gelen seminer önerileri dikkate alınamayacaktır. Hadi ama…