İşi Bilmeden İşe Gitmek Zor Zanaat
Serdar Hoca’nın bu güzel lafından daha güzel bir başlık bulamadım bu girdiye. Bu lafının ne kadar doğru olduğunu bugün { aslında bir aylık bir süreçten sonra } anladım;
Aralık ayının ilk günü olan 1 Aralık günü benim Bankamatik kartımın son kullanma günü sona erdi. Ankara’daki şubeme telefon açtım ve ne yapmak gerek dedim, ‘Gelip kartınızı alın!’ dediler. ‘Mümkün değil, şu an İstanbul’da ikamet ediyorum, ailemden biri gelse alsa dedim’, ‘Olmaz sizin gelmeniz lazım ama faks ile talimat verirseniz size yakın bir şubeye kartı gönderebiliriz’ dedi.
Buraya kadar hiçbir aksilik yoktu. Pek sevinmiştim kartım geliyordu. Sevgili Onur Küçük’e işkencelerim sona ermişti [ Efendim kartım olmayınca Sayın Onur Küçük’e çekmek istediğim parayı havale ediyordum, o da sağolsun herseferinde benim yüzümden bankaya gitmek yada kurum içindeki bankamatik makinasında sıra beklemek zorunda kalıyordu ]
Hemen bankaya bir faks çekip derdimi anlattım. Kartımı ‘İstanbul/Acıbadem’ şubesine gönderin lüften dedim ve beklemeye başladım.
Aralık 15-20 arası bir gün ben artık bankaya gideyim ve kartı alayım dedim. Sabah işe geç kalmış olduğumuz bir gün yanımda A.Murat Eren ve Onur Küçük’ü de sürükleyerek bankaya gittim. Sıra yoktu ve hemen gişeye gidip orada oturan bayana derdimi anlattım. Bakalım dedi, baktı ve ‘Kartınız gelmemiş!..’ dedi.
İlk şok dalgasını orada yaşadım, bu kart yürüyerek mi geliyor Ankara’dan İstanbul’a diye düşündüm. Ben faksı çekeli 2-3 hafta olmuş ama kart henüz istikametine varamamıştı. Korktum, acaba dedim yolda başına birşeyler mi geldi? Karakoları, Hastaneleri, Morgları mı arasam acaba diye gişe önünde düşünmeye başladım. Görevli bayan anlamış olmalıydıki ‘Posta ile geliyor kart ondan henüz gelmemiştir.’ dedi.
İkinci şok dalgasını sanırsam tam olarak bu cümlenin sonundaki nokta’da yedim.‘Ne postası?’ diye sordum ‘Banka içi posta sistemimiz’ dedi. ‘Oh,yeah baby!’ dedim ve rahatladım. Banka içi posta sistemi laftaki karizma beni rahatlatmıştı, kendime getirmişti. ‘Hmmm, peki kartımın gelip gelmediğini öğrenmek için her sabah bankanıza mı geleceğim’ dedim.‘Telefon açıp sorun’ dedi. ‘Peki, kolay gelsin’ diyerek bankadan ayrıldık. A.Murat Eren ve Onur Küçük yaşlı gözlerle bana bakıyorlardı sanki o an!
Yeni yıldan bir hafta önce 25 Aralık gibi iş yerimden bankaya telefon açtım. Çıkan görevli ‘Bangaa, çohh youn. Söleyemem ben gartının durumunu’ diyince üçüncü şok dalgasıda böyle soldan soldan geldi bana.
Bir iki gün sonra gene geç kaldığım bir gün Barış Metin’inde sabah geç kaldığını öğrenip beraber işe gitmek üzere sözleştik. Ben hemen koşarak ait olduğum yere Acıbadem şubeme gittim ve az bir sıra bekledikten sonra gene aynı bayan’a ‘Kartım geldi mi?’ diye sordum. ‘Bakayım’ dedi, baktı. Evet kartım gelmişti. Yolda başına birşey gelmemiş, sapasağlim önümde zarfının içinde duruyordu. Polisler, jandarmalar boşuna aramıştı ufak bebeğimi, yaşıyordu. Kimse kaçırmamış ve fidye falanda istememişti. Gözlerimden ikişer damla yaş süzülü o an. Gene bayan anlamış olmalıydı ve ‘Sen fazla sevinme bakayım’ edası ile önüme n tane form koydu.‘Ne bunlar???’ diye sordum, benle fazla lağbağli olmadan ‘Form bunlar, doldur’ dedi. İçimden vay anasını demek form dedikleri böyle birşeymiş diyerek hepsini doldurdum.
Sonra önüme bir şözleşme verdi ‘Bir tane pulun üstüne, bir tane de açığa’ dedi. İmzaladım ama soramadım bu ne diye. Zaten bayan gene anlamıştı durumu. ‘Sözleşme bu, başka şubeden alıyorsun diye’ dedi ve ‘6 milyon, işlem parası’ dedi. Ben parayı o ise kartı verdi.
Sevinç içinde bankadan çıktım, kartım tam 26 gün sonra falan elime ulaşmıştı. Aynı akşam iş yerimdeki bankamatiği kullanarak şifremi değiştirdim ve para çektim. Başarmıştım, kendi paramı kendim çekiyordum…
Taa ki, Çarşambu günü sabah bankaya gidip kartımı sokana kadar herşey güzeldi. Alet ‘Kartınız alıkonulacaktır’ yazdı ve ben dördüncü şok dalgasını yedim. Biricik bebeğimi gözlerimin önünde alıkoymuşlardı ve ben çaresizdim. Ne yapabilirdim, polisimi arasaydım acaba. Tam o sırada ekranda bir sözcük belirdi ‘Şubenize başvurun…’. Koşarak şubeme başvurdum, sağolsun sonradan kanka olduğumuz güvenlik görevlisi kimliğimi göstermem şartı ile bebeğimi bana geri verdi ve ‘Heralde şifrenizi yanlış girdiniz’ dedi. Sevgili A.Murat Eren ‘Eveeeet, o şifre değil parola. İnsanlar parolalarını bilir, şifrelerini bilmez. Beni deli etmeyin, gezegen okuyun’ nidaları atacaktı ki, aynı bankamatik, kartımı ikinci kere alıkoydu.
Şubeye girdim [ başka bir şube bu Acıbadem değil ] ve gişedeki hanıma ‘Neler oluyor bize, Neler oluyor gülüm?’ şarkıları eşliğinde olup biteni sordum. ‘Bakayım’ dedi, baktı. ‘Kart kullanıma kapalı’ dedi, bende olmaz canım öyle birşey diyerek ‘Ben kullanıyorum valla, daha birkaç gün önce para çektim, şifremi değiştirdim’ dedim. ‘Olmaz öyle şey, kapalı bu kart’ dedi. ‘Kartı nerden aldınız’ diye sordu. Cevabım üzerine Acıbadem şubesini telefon ile arayarak benim kartı aldığım bayanı buldu ve durumu sordu. Sonrada bana döndü ve ekledi ‘Kartınızın açılması için gerekli talimat banka içi posta sistemimiz ile merkeze gönderilmiş, ama siz hemen açılsın istiyorsanız bir talimat yazın fakslayalım’. İşte bu nokta beşinci şok dalgası noktası oldu benim hayatımda. Talimatı yazdım, kimlik fotokopimi iliştirdim ve bayan merkeze faksladı. ‘Bu akşamdan itibaren kullanabilirsiniz’ dedi, teşekkür ettim ve bankadan çıktım.
Bu akşam para çekmek için şubeye gittim kartı bankamatiğe soktum ve ‘Kartınız alıkonulacaktır’ ibaresi ile karşılaştım gene. Hayattan bezmiş bir şekilde bankaya girip, kankama kartımın alıkonulduğunu söyledim. Sağolsun gene kartımı o hain canavarın dişleri arasından kurtardı ve benim şefkatli kollarıma bıraktı. Şubedeki bayana gene ‘Neler oluyor bize, Neler oluyor gülüm?’ şarkıları eşliğinde durumu sordum. ‘Valla kartınız açık görünüyor, şifrede problem olabilir. Pazartesi gelin bakalım, şu an kapalıyız’ dedi.
Cebimde beş kuruş para olmadan buruk bir şekilde eve doğru yola çıktım, yoldan Onur Küçük’ü arayıp bana biraz para çeksene ben sana havale yapayım, hiç param yok dedim. Sonrada geldim bu girdiyi yazdım.
Ne diyeyim, büyüksün İş Bankası, gerek Banka içi posta sistemim gerekse getirdiğin kolaylıklar ile…