Bürokrasi Seviyorum Seni...
Öğleden sonra Murat, Gürer ve Serdar Hoca aşağıda ÇOMAR üzerine konuşurlarken hem çay hemde sigara içmek amacıyla yanlarına gittim. Her zamanki gibi çay makinasından çayımı aldım ve arka masalarına oturdum [ hararetli konular dönüyordu ve bölmek istemedim ]. Ağzıma sigarayı koydum ve usulca Merene ‘ateşi atsana’ dedim. Ne oldu ise o anda oldu, buyrunuz hikayenin devamı;
Gürer: Ateş mi istiyor?
Serdar: Evet, ateş istiyor.
Meren: Öyle kolay ateş almak yok.
Çağlar: Nasıl yani?
Gürer: Önce dilekçe yazacaksın bize…
Çağlar: Ha !??!!?
Meren: Evet dilekçe, şu formu doldur.
Serdar: Dilekçeyi ‘Ateş Üst Kuruluna’ yaz.
Çağlar: Peki….
Neyse bana bir kağıt verdiler bende aynen yazdım;
Sayın Ateş Üst Kurulu;
Ateş ver ulan, arz ederim!
Akabinde Meren dilekçeyi aldı ve Gürer‘e verdi. Gürer dilekçemin üstüne bir sıra numarası verdi ve imzaladıktan sonra Serdar Hoca‘ya havale etti. Serdar Hoca aldı, dikkatlice okudu ve altına ‘Gereğinin Yapılmasını Arz Ederim’ yazıp imzaladı ve bu seferde Meren‘e iletti. Meren herşeyin yerli yerinde olup olmadığına baktı ve ‘Uygundur’ diye imzaladı. Sonra çakmak ile birlikte dilekçem geri bana geldi ve Meren ‘Aslını elden aldım’ yaz ,imzala dedi. Bu sırada ben mi ne yapıyordum suratımda gevrek bir gülümseme ile denilen herşeyi :)
P.S: Bu gece Ankara’ya gidiyoruz. Evet, evet kesin.
P.S 2 FCH: Sabah kahvaltı etmeyin, beraber ederiz :)
Saygılarımı Arz Ederim…